Longdo.COM:      Dict (พจนานุกรม)     Map (แผนที่ประเทศไทย)     Traffic (จราจร)     Mobile (มือถือ)     Law (กฎหมาย)     PopThai (ติดคำแปล)    
ลองดู: บริการค้นหาคำและร่วมสร้างเนื้อหาพจนานุกรมหลากภาษา-ไทย
Multiple Bilingual Dictionary Search and Compilation Service
English - Thai, Japanese - Thai, German - Thai, French - Thai Dictionary
View pages in Thai / View pages in English
 
 
ใส่คำที่ต้องการค้นหาหรือ URL สำหรับบริการ PopThai
[ตัวอย่างเช่น cat, cnn.com, slashdot.jp] ดูคำแนะนำ suggest
ขยายขนาดเพื่อใส่ข้อความหลายบรรทัด
เลือกบริการ:
 
เนื้อหา
  LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection.. LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection..
Search result for suret (21 entries) (5.4969 seconds)
ลองค้นหาคำในรูปแบบอื่นๆ เพื่อให้ได้ผลลัพธ์มากขึ้นหรือน้อยลง: -suret-, *suret*.

Result from Foreign Dictionaries (21 entries found)

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: copy 1. kopya, suret, nüsha, numune, örnek 2. müsvedde 3. asıl 4. (gazet) metin, yazı. copybook yazı defteri, not defteri. copyboy gazete idarehanesinde çalışan çocuk. copycat (kdili) başkalarının davranışlarını taklit eden kimse. good copy (gazet) basılmaya değer konu. rough copy müsvedde, karalama, eskiz. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: configuration 1. şekil, suret, görünüş 2. gruplaşma 3. (astr.) gezegenlerin birbirlerine oranla yerleri, yıldız kümesi. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: counterpart 1. taydaş 2. karşılık, tamamlayıcı herhangi bir şey 3. kopya, ikinci nüsha, suret. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: facsimile 1. faksimile, kopya, suret, aynı, tıpkı 2. radyo veya telgraf ile resim veya yazı gönderilmesi metodu. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: dummy 1. kukla, manken 2. taklit, suret 3. dilsiz, az konuşan kimse 4. (argo) budala kimse 5. (matb.) mizanpaj 6. (iskambil) ölü el 7. sözde kendisi hakikatte başkası hesabına hareket eden kimse 8. dilsiz, dili tutulmuş, sessiz 9. sahte, yapma, taklit. dummy barge yükleme ve boşaltmada kullanılan dört köşe duba, şat. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: duplicate 1. eşini yapmak, kopyasını yapmak 2. suretini çıkarmak, teksir etmek 3. ikinci kere yapmak, tekrarlamak, çift yapmak. duplicate bridge turnuva brici. in duplicate iki nüsha halinde. duplicator teksir makinası. duplica'tion teksir etme, teksir, suret. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: duplicate 1. eş 2. kopya, aynı, (bir şeyin) aynı 3. ikinci nüsha, suret. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: effigy 1. heykel, büst, resim, tasvir, suret, şekil 2. hoşa gitmeyen bir kimsenin kötü tasviri. burn veya hang in effigy (halkın nefret ifadesi olarak) bir kimsenin büstünü veya resmini yakmak veya asmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: exemplar 1. örnek, numune, sembol, timsal, misal 2. suret, kopya, nüsha. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: figure 1. rakam, numara, adet 2. değer, fiyat 3. vücut yapısı, endam, boybos 4. yüz, çehre, sima, gösteriş, görünüş 5. hal, tavır 6. şahsiyet, şahıs, resim, suret 7. (geom.) şekil 8. (edeb.) mecaz, istiare 9. dansta figür. figure dancer figür yapan dansör veya dansöz. figurehead sözde mevki sahibi, gerçek yetki sahibi olmayan kimse 10. (den.) gemi aslanı gibi oyma süs. figure of speech mecaz, istiare, kinaye. figure skating figür yaparak paten kayma. at a low figure ucuz fiyata. income in five figures beş rakamlı gelir. keep one' figure şişmanlamamak, kilo almamak, vucudunu iyi muhafaza etmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: form 1. şekil, biçim, suret 2. beden, vücut, kalıp, cisim 3. cins, sınıf 4. tarz, usul, teamül 5. (spor) form 6. fiş, müracaat fişi 7. gelenek, etiket, hal 8. üslup 9. (matb.) forma 10. (ing) (okullarda) sınıf: first form orta bir. bad form (ing) etikete aykırı davranış, uygunsuz tavır. form leeter basılmış hazır mektup. for forms sake adet yerini bulsun diye. in due form usul dairesinde. in good form iyi halde, keyfi yerinde. out of form pek iyi halde olmayan, keyifsiz 11. biçimsiz 12. (spor) formunda olmayan. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: image 1. şekil, suret, tasvir, heykel 2. sanem, put 3. fikir, hayal 4. timsal 5. (bir kimse hakkında) toplumun kanaati 6. (fiz.) Işınların etkisi veya mercek vasıtasıyle meydana gelen şekil, görüntü, hayal 7. tasvirini yapmak 8. yansıtmak, aksettirmek (ayna) 9. hayal etmek, zihninde şekillendirmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: likeness 1. suret, kılık 2. resim, tasvir 3. benzeyiş, benzerlik, benzeşme. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: picture 1. resim, tasvir, suret, timsal 2. tanımlama, tarif 3. filim 4. gorüntü 5. tanımlamak, tarif veya tasvir etmek, resmetmek 6. canlandırmak, tasavvur etmek, hayal etmek. picture book resim kitabı, resimli kitap. picture frame resim çerçevesi. picture gallery resim galerisi. picture postcard kartpostal. picture tube kineskop. picture window manzara seyredebilmek için büyük pencere. come into the picture ortaya çıkmak. draw a picture resim çiz mek 7. göz önüne sermek. moving pictures sinema. the pictures (İng.) sinema. the picture of health sıhhat numunesi. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: representation 1. temsil etme veya edilme 2. simgeleyen şey, resim, suret 3. temsil, tiyatro oyunu, piyes 4. rol 5. başkalarını temsil etme hakkı 6. ifade, takrir 7. önerme 8. milletvekili seçim sistemi 9. vekiller heyeti. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: similitude 1. benzerlik, müşabehet 2. teşbih, mesel, suret. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: semblance 1. suret, şekil 2. benzerlik, müşabehet 3. görünüş. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: shape 1. biçim, şekil, suret 2. hal, durum 3. heyet, endam 4. hayal, tayf, hayalet 5. kalıp 6. biçimlendirmek, şekillendirmek 7. ayarlamak, düzenlemek, tanzim etmek, tertip etmek 8. yaratmak, vücuda getirmek 9. yön vermek. shape up (k. dili) iyi gitmek, yolunda gitmek 10. şekle girmek. take shape şekil almak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: transcript 1. ikinci nüsha, suret, kopya 2. bir öğrenim süresinde okunan derslerden alınan notlann resmi sureti. transcrip'tion kopyasını çıkarma 3. transkripsiyon 4. (müz.) uyarlayış. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: wise 1. usul, tarz, suret, yol, yöntem . in any wise herhangi bir suretle. in no wise hiç bir suretle, katiyen, asla. in some wise bir dereceye kadar. on this wise bu veçhile. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: aspect 1. görünüş, gösteriş, veçhe, suret 2. yüz, çehre, sima 3. bakış, görüş, nazar 4. safha, hal, durum, vaziyet 5. (astrol.) gezegenlerin birbirine oranla durumları.

Are you satisfied with the result?

You can...

  • Suggest your own translation to Longdo
  • Search other online dictionaries

    Discussions



  • Time: 5.4969 seconds ^

    Copyright (c) 2003-2009 Metamedia Technology, Longdo Dict is a service of Longdo.COM
    Disclaimer: Longdo provides neither warranty nor responsibility for any damages occured by the use of Longdo services. Longdo makes use of many freely available dictionaries (we are really grateful for this), please refer to their terms and licenses (see Longdo About page).