Longdo.COM:      Dict (พจนานุกรม)     Map (แผนที่ประเทศไทย)     Traffic (จราจร)     Mobile (มือถือ)     Law (กฎหมาย)     PopThai (ติดคำแปล)    
ลองดู: บริการค้นหาคำและร่วมสร้างเนื้อหาพจนานุกรมหลากภาษา-ไทย
Multiple Bilingual Dictionary Search and Compilation Service
English - Thai, Japanese - Thai, German - Thai, French - Thai Dictionary
View pages in Thai / View pages in English
 
 
ใส่คำที่ต้องการค้นหาหรือ URL สำหรับบริการ PopThai
[ตัวอย่างเช่น cat, cnn.com, slashdot.jp] ดูคำแนะนำ suggest
ขยายขนาดเพื่อใส่ข้อความหลายบรรทัด
เลือกบริการ:
 
เนื้อหา
  LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection.. LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection..
Search result for med (32 entries) (6.1398 seconds)
ลองค้นหาคำในรูปแบบอื่นๆ เพื่อให้ได้ผลลัพธ์มากขึ้นหรือน้อยลง: -med-, *med*.

Result from Foreign Dictionaries (32 entries found)

From WordNet (r) 3.0 (2006) [wn]: MEd n 1: a master's degree in education [syn: {Master of Education}, {MEd}] From Danish-English Freedict dictionary [fd-dan-eng]: med with From Swedish-English Freedict dictionary [fd-swe-eng]: med with From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: dam 1. (-med, -ming) baraj, set, su bendi 2. baraj yapmak 3. kapamak. dam in, dam up kapatmak, geri tutmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: dram , drachm 1. (med, ming) dirhem 2. bir yudum içki 3. az bir miktar 4. alkollü içki içirmek 5. çok içki içmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: drum 1. (med, ming) davul çalmak 2. sert bir yüzeye ritmik bir şekilde parmaklarla vurmak 3. davul sesi çıkarmak 4. davulla tempo tutmak 5. davul sesi ile bir araya toplamak, çağırmak 6. devamlı tekrar ederek aklına sokmak 7. kanat veya ayaklarıyla davul sesi çıkarmak (kuş veya böcek) drum out of yuhalayarak kovmak. drum up trade dolaşıp sipariş almak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: gem 1. (med, ming) kıymetli taş, cevher 2. cevher gibi kıymetli ve güzel şey 3. hafif bir çeşit pasta 4. kıymetli taşlarla süslemek, tezyin etmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: hum 1. (ünlem), (-med, -ming) Ya, öyle mi? Acayip! Hım! (tereddüt belirten ünlem, "bir düşüneyim'' anlamındaki ses) 2. bu tür bir ünlem 3. tereddüt ve hoşnutsuzluk ünlemi çıkarmak. Bak. hem. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: hum 1. (-med, -ming) ağzını açmadan 'm' sesi çıkarmak 2. arı gibi vızıldamak 3. dudaklar kapalı olarak şarkı söylemek 4. mırıldanmak 5. (k.dili) faaliyette olmak 6. harıl harıl çalışmak, (fig.) kolları sıvamak 7. mırıltı ile söylemek (şarkı) 8. vızıltı, mırıltı 9. makina gürültüsü 10. kalabalığın uğultusu. The office was humming Büroda herkes arı gibi çalışıyordu. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: gum 1. (med, ming~) zamk sürmek 2. zamklamak 3. zamk akıtmak 4. yapışmak. gum up pislikle dolup çalışmaz hale gelmek veya getirmek 5. (argo) işi bozmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: hem 1. (med, ming) elbise kenarı, baskı 2. kıvırıp kenarını bastırmak. hem in, hem about kuşatmak, içine almak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: lam 1. (med, ming) (argo.) kaçış, tüyme 2. kaçmak, tüymek, saklanmak 3. hızlı koşmak. be on the lam (k. dili) acele tüymek, sırra kadem basmak, ortadan kaybolmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: lam 1. (med, ming) (k. dili) dövmek, dayak atmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: jam 1. (med, ming) sıkıştırıp kımıldamaz hale koymak, (kıs.)tırmak 2. bir şeyin arasına sıkışıp hareketini durdurmak 3. sıkışmak, çalışmaz veya işlemez hale gelmek (makina, kapı) 4. sıkışma, sıkıştırılma 5. bir araya sıkışmış insan veya şeyler 6. zor durum 7. akıntıya engel olan birikinti 8. radyo yayına engel olmak üzere başka bir istasyondan yapılan kuvvetli gürültü. traffic jam trafik tıkanması. jampacked dopdolu kalabalık, iğne atsan yere düşmeyecek halde. jam session (müz.) caz müzisyenlerinin bir araya gelerek müzik yapmaları. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: mum 1. (-med, - ming) maske ile rol yapmak From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: prim 1. (-med, - ming) fazla resmi, çok ciddi, usule fazla meraklı 2. çok resmi davranmak, ciddi tavır takınmak. primly fazla resmi olarak. primness fazla ciddiyet. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: rim 1. (-med, - ming) kenar 2. tekerlek ispiti, jant 3. kenar çevirmek, kenar yapmak rimfire kenarından ateş alan (fişek) rim'mer kenar süslemeye mahsus alet. rime (bak.) rhyme. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: ram 1. (-med, -ming) koç 2. şahmerdan 3. (den.) zırhlı mahmuzu, toz sereni 4. (mak.) yükseğe su çıkarmaya mahsus su mengenesi 5. (astr.) Koç takımyıldızı 6. çok kuvvetle vurmak, mahmuz ile vurmak (gemi) 7. şahmerdan ile vurarak yerleştirmek. ram down one' throat istemediği bir şeyi zorla dinletmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: scram 1. (-med, -ming) (A.B.D.), (argo) sıvışmak, tüymek. Scram ! Defol ! From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: shim 1. (med, ming) boş yerleri doldurmak için konulan parça, dolgu, takoz, kıskı 2. parça koyarak doldurmak veya sıkıştırmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: strum 1. (-med, -ming) yaylı sazı tıngırdatmak 2. yaylı sazı tıngırdatma 3. tellere vurarak çalma. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: stum 1. (-med, -ming) üzüm suyu, şıra 2. içine şıra katarak şarabı tazelemek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: skim 1. (-med, -ming) köpüğünü almak 2. kaymağını almak 3. sıyırıp geçmek 4. gözden geçirmek 5. suyun yüzünde sektirmek (taş) 6. köpük bağlamak, kaymak tutmak 7. suyun yüzünde sekmek 8. kaymağı alınmış (süt) 9. köpüğünü alma 10. köpüğü alınmış süt 11. ince tabaka. skim milk, skimmed milk kaymağı alınmış süt. skim'mings (çoğ.) bir sıvının üstünden alınan köpük veya kaymak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: slam 1. (-med, -ming) çarpıp kapamak, vurmak, çarpmak (kapı) 2. hız ve gürültü ile vurmak veya yere çalmak 3. (argo) sövmek, (slang) kalaylamak 4. çarpma, hızla kapama 5. şiddetle kapı kapama gürültüsü 6. briçte her eli kazanma 7. (argo) hakaret. slam down gürültü ile yere çarpmak. slam on the brake birden frene basmak. slam the door in one' face kapıyı yüzüne kapamak, görüşmeyi reddetmek, küstahlık ederek yanaşmamak. slam to çarpıp kapamak, vurmak (kapı) grand slam briçte her eli kazanma, büyük şilem. little slam briçte bir tanesinden başka her eli alma, küçük şilem. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: slim 1. (-med, -ming) incelmek, inceltmek. slim down kilo vermek, incelmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: slum 1. (-med, -ming) (gen.) (çoğ.) şehrin yoksul semti 2. gecekondu bölgesi, kenar mahalle 3. ayaktakımının yaşadığı semt 4. (meraktan veya vakit geçirmek için) bu semtlerde gezmek. slum clearance böyle semtleri ortadan kaldırıp yeniden inşa etme. slumlord (A.B.D.) kiracısını istismar eden gecekondu ağası. slummy bu semtlere benzer, dar ve pis. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: tram 1. (İng.), (-med, -ming) tramvay 2. maden ocaklarında raylar üzerinde işleyen sandık şeklinde araba 3. böyle arabada taşımak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: tram 1. (-med, -ming) (mak.) başka şeylere nispetle doğru ayarlanmış olma (in tram, out of tram olarak kullanılır) 2. doğru ayarlamak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: sum 1. (-med, -ming) toplam, yekun, mecmu, tutar, meblâğ 2. problem 3. en fazla miktar 4. doruk 5. özet, hülasa, öz 6. toplamak, yekun çıkarmak. sum up özetlemek, hülasa etmek 7. hüküm vermek. a good round sum büyük bir meblâğ. a lump sum toptan para. a sum of money bir miktar para. good at sums iyi hesap bilir, hesabı kuvvetli. in sum uzun sözün kısası, kısacası, velhasıl. the sum and substance of it hulâsa edersek, kısacası. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: thrum 1. (-med, -ming) (çalgı) tıngırdatmak 2. patırdatmak, el ile patırtı yapmak 3. monoton bir söylenişle tekrarlamak 4. çalgı tıngırtısı. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: thrum 1. (-med, -ming) iplik saçağı 2. bez kesildikten sonra tezgâhta kalan iplik uçları 3. saçak yapmak veya takmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: trim 1. (-mer, -mest), (-med, -ming), temiz ve yakışıklı, biçimli, şık 2. budamak, kırkmak, kesip düzeltmek 3. süslemek 4. temizleyip nizama koymak 5. (den.) yükü düzgün istif ederek gemiyi denk etmek 6. yelkenleri rüzgâra göre düzeltmek 7. (hav.) ayar etmek 8. (k. dili) yenmek, bozmak 9. aldatmak 10. azarlamak 11. (den.) denk olmak 12. iki parti arasında her ikisine de taraftar görünmek 13. nizam intizam 14. hal, vaziyet 15. süs 16. artık 17. (den.) geminin dengi 18. kıyafet, kılık 19. (mim.) .binanın iç tarafında bulunan süve gibi hafif tahtalar. trim by the bow (den.) gemiyi başı kıçından daha fazla suya batacak şekilde denkleştirmek. trim one' sails ayağını denk almak. in good trim iyi halde veya vaziyette 20. denk, oranlı (gemi) out of trim fena vaziyette 21. idmansız 22. dengi bozuk (gemi, uçak) trim'ly biçimli olarak. trim'ness biçimli oluş.

Are you satisfied with the result?

You can...

  • Suggest your own translation to Longdo
  • Search other online dictionaries

    Discussions



  • Time: 6.1398 seconds ^

    Copyright (c) 2003-2009 Metamedia Technology, Longdo Dict is a service of Longdo.COM
    Disclaimer: Longdo provides neither warranty nor responsibility for any damages occured by the use of Longdo services. Longdo makes use of many freely available dictionaries (we are really grateful for this), please refer to their terms and licenses (see Longdo About page).