Longdo.COM:      Dict (พจนานุกรม)     Map (แผนที่ประเทศไทย)     Traffic (จราจร)     Mobile (มือถือ)     Law (กฎหมาย)     PopThai (ติดคำแปล)    
ลองดู: บริการค้นหาคำและร่วมสร้างเนื้อหาพจนานุกรมหลากภาษา-ไทย
Multiple Bilingual Dictionary Search and Compilation Service
English - Thai, Japanese - Thai, German - Thai, French - Thai Dictionary
View pages in Thai / View pages in English
 
 
ใส่คำที่ต้องการค้นหาหรือ URL สำหรับบริการ PopThai
[ตัวอย่างเช่น cat, cnn.com, slashdot.jp] ดูคำแนะนำ suggest
ขยายขนาดเพื่อใส่ข้อความหลายบรรทัด
เลือกบริการ:
 
เนื้อหา
  LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection.. LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection..
Search result for kati (20 entries) (6.1709 seconds)
ลองค้นหาคำในรูปแบบอื่นๆ เพื่อให้ได้ผลลัพธ์มากขึ้นหรือน้อยลง: -kati-, *kati*.

Result from Foreign Dictionaries (20 entries found)

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: clear 1. açık, aydınlık vazıh 2. parlak, berrak 3. şeffaf, saydam 4. net 5. kati, kesin 6. masum, temiz 7. sakin 8. açık (arazi vb) 9. hudutsuz 10. takıntısız. clear conscience vicdan rahatllğı. clear-cut keskin 11. açık ve seçik. clear evidence açık ve kesin ispatlayıcı delil. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: conclusive 1. kesin 2. kati, son, nihai 3. ikna edici. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: crisp 1. gevrek 2. kesin, kati 3. uyanık 4. temiz, bakımlı, düzenli 5. serin canlandırıcı (hava) 6. kırışık, buruşuk, kıvırcık 7. gevremek, gevretmek 8. kısmen yakmak. burned to a crisp yanıp kül olmuş. crispy kıvırcık: gevrek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: decided 1. kesin, kati, şüphesiz 2. kararlaştırılmış, mukarrer, muhakkak 3. sebatkar, inatçı. decidedly kesinlikle, katiyetle. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: definitive 1. kesin, kati, nihai, son, tam ve eksiksiz 2. tayin eden, sınırlandıran, tahdit eden, mukarrer. definitively kesinlikle 3. nihai olarak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: determined 1. kesin, kati, azimkâr, metin, niyetinden şaşmaz. determinedly metanetle, azimle. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: determinate 1. belirli, muayyen, hudutlu, mahdut, kesin, kati 2. kararlaşmış, mukarrer. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: downright 1. tamam 2. kesin, kati 3. çok 4. tamamen, büsbütün 5. doğrudan doğruya, açıkça, dobra dobra, sözunu esirgeme(den.) From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: exact 1. tam, doğru, tamam 2. kati, kesin 3. tamamen doğru 4. pek ince. exactscience matematik gibi kesin sonuçlar elde edilebilen bilim, pozitif ilim. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: final 1. son, nihai 2. kati, kesin 3. sonuncu 4. (matb.) son baskı 5. (çoğ.), (spor) kesin sonuç veren oyun, final, bir spor karşılaşmasmın son ve kati denemesi 6. sömestre sonu imtihanı. finally nihayet, sonunda. final cause nihai maksat, son gaye. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: flat 1. (ter, test) düz, müstevi, yassı: yüzüstü, sırtüstü 2. yıkık, harap 3. kati, kesin 4. (mat.), donuk, tatsız, yavan 5. durgun (ticaret) 6. (müz.) bemol 7. açıkça 8. doğrudan doğruya 9. tam 10. (müz.) asıl notadan daha aşağı ve yanlış olarak. flat against the wall duvara yapışık. flatboat, flatbottom (den) düz karinalı gemi. flat broke (h)dili meteliğe kurşun atar durumda, beş parasız. flatcar (A.B.D) açık yük vagonu. flat denial kesin bir şekilde ret, kati surette inkâr. flatfish kalkan gibi yan yüzen balık. flatfooted düztaban 11. (A.B.D), (h)dili azimli. flathead yassı kafalı 12. (b.h) Amerika'da eski bir yerli kabilenin ferdi. flatiron ütü. flat race düz yerde yarış. flat rate tek fiyat. flat tire patlamış lastik. flattop (A.B.D) uçak gemisi. flatwork masa örtüsü gibi kolay ütülenir düz parçalar. fall flat büyük bir başarısızlığa uğramak. (I.)'ll tell you flat. Sana asıkça söyleyeceğim. The market is flat. Piyasa durgun. in ten seconds flat tam on saniyede. That' flat. Açık ve kesindir. Şüphe götürmez. flatly açıkca, peşin olarak. flatness düzlük, yassılık 13. tatsızlık, yavanlık. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: implicit 1. tam, kesin, kati 2. ima olunan, zımni 3. ifade edilmeden anlaşılan 4. aslında olan. be implicit in zımnen anlasılmak. implicit confidence. tam güven implicitly zımnen 5. tamamıyle. implicitness ima, dokundurma, dolaylsıyle anlatma. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: indubitable 1. şüphe kaldırmaz, kati, kesin indubitably şüphesiz, muhakkak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: precise 1. tam, tamam, kati, kesin, sahih, çok dikkatli, dakik 2. kural dışına çıkmayan 3. kusursuz 4. kesinlik ve açıklıkla ifade edilmiş. precisely dikkatle, kesinlikle 5. tamamen 6. muhakkak. preciseness katiyet, kesinlik 7. dakiklik. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: peremptory 1. kati, kesin, müspet, mutlak 2. inatçı 3. otoriter, diktatörce, mütehakkim 4. münakaşa kaldırmaz. peremptory writ (huk.) celpname. peremptorily kesin olarak, münakaşaya yer bırakmayacak şekilde 5. diktatörlükle. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: positive 1. kesin, kati, mutlak 2. olumlu, müspet 3. gerçek, hakiki 4. esaslı 5. şüphesiz, muhakkak 6. sarih, açık, vazıh 7. gerekli 8. emin 9. (mat.) sıfırdan büyük, pozitif 10. (elek.) müspet, pozitif, çekici 11. (kim.) kalevi 12. (foto.) müspet, pozitif 13. (gram.) müspet, olumlu 14. (tıb.) bir madde, durum veya hastalığın varolduğunu gösteren 15. müspet derece, sarih sıfat 16. ışıkları ve gölgeleri tabii halde gösteren fotoğraf 17. müspet elektrik akımı 18. kesin şey, kati şey. positive assertion kesin ifade. positive electricity pozitif elektrik akımı. positive proof kesin delil. positive (sig.)n toplam işareti, artı, zait, (+) a positive nuisance tam bela. positively muhakkak 19. katiyetle, kesin olarak positiveness katiyet, kesinlik. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: pronounced 1. belli, belirgin, bariz, aşikâr 2. kati, kesin. pronouncedly belirgin bir şekilde. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: specific 1. özgü, kendine has 2. özgül 3. spesifik, özel, hususi, belirli, muayyen 4. kesin, kati, sarih 5. (tıb.) iyileştirici, tedavi edici (ilâç) 6. (tıb.) belirli bir mikroptan husule gelen 7. uzunluk, ağırlık ve miktara göre alınan gümrük vergisine ait 8. özel bir gaye uğruna kullanılan şey 9. (tıb.) belirli bir hastalık tedavisinde kullanılan ilâç 10. (gen.) (çoğ.), (A.B.D.), (k. dili) özellikler specific difference. (biyol.) tür farkı. specific gravity özgül ağırlık. specific heat spesifik ısı. specifically özellikle, hususi olarak, bilhassa. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: sure 1. (ünlem) muhakkak, şüphesiz 2. olumlu, müspet 3. kesin, kati 4. emin, sağlam, güvenilir 5. sabit, metin 6. (nad.) sıkı, sıkı bağlayan 7. (k. dili) şüphesiz 8. (ünlem) tabii, elbette. sure enough muhakkak, sahiden. be sure dikkat etmek. for sure elbette, muhakkak, kati olarak. make sure temin etmek 9. tahkik etmek, soruşturmak 10. işin aslını anlamak. to be sure elbette, muhakkak. sure'ness katiyet, kesinlik 11. emin olma. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: very 1. tam, hakiki, ta kendisi 2. mutlak, kati 3. hususi, belirli 4. aynı, tıpkısı 5. bile, hatta 6. pek, çok, ziyadesiyle. He is the veriest idiot who ever lived Simdiye kadar yaşamış aptalların daniskasıdır. Marriage is the very thing for you Evlilik senin için biçilmiş kaftandır. She wept for very joy Sırf sevinçten ağladı. The very idea! Daha neler! very high frequency (radyo) 30-300 megasikl. very low frequency (radyo) 10-30 kilosikl. Very light işaret fişeği.

Are you satisfied with the result?

You can...

  • Suggest your own translation to Longdo
  • Search other online dictionaries

    Discussions



  • Time: 6.1709 seconds ^

    Copyright (c) 2003-2009 Metamedia Technology, Longdo Dict is a service of Longdo.COM
    Disclaimer: Longdo provides neither warranty nor responsibility for any damages occured by the use of Longdo services. Longdo makes use of many freely available dictionaries (we are really grateful for this), please refer to their terms and licenses (see Longdo About page).