Longdo.COM:      Dict (พจนานุกรม)     Map (แผนที่ประเทศไทย)     Traffic (จราจร)     Mobile (มือถือ)     Law (กฎหมาย)     PopThai (ติดคำแปล)    
ลองดู: บริการค้นหาคำและร่วมสร้างเนื้อหาพจนานุกรมหลากภาษา-ไทย
Multiple Bilingual Dictionary Search and Compilation Service
English - Thai, Japanese - Thai, German - Thai, French - Thai Dictionary
View pages in Thai / View pages in English
 
 
ใส่คำที่ต้องการค้นหาหรือ URL สำหรับบริการ PopThai
[ตัวอย่างเช่น cat, cnn.com, slashdot.jp] ดูคำแนะนำ suggest
ขยายขนาดเพื่อใส่ข้อความหลายบรรทัด
เลือกบริการ:
 
เนื้อหา
  LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection.. LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection..
Search result for kara (5 entries) (6.0685 seconds)
ลองค้นหาคำในรูปแบบอื่นๆ เพื่อให้ได้ผลลัพธ์มากขึ้นหรือน้อยลง: -kara-, *kara*. Possible hiragana form: から

Result from Foreign Dictionaries (5 entries found)

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: black 1. siyah renk 2. siyah boya 3. siyah elbise 4. zenci 5. siyah, kara 6. karanlık, kasvetli 7. kirli 8. uğursuz, kızgın, dargın 9. karartmak, siyahlatmak, siyaha boyamak 10. kararmak, siyahlanmak. a Black zenci. black-and-blue çürük, morarmış Black-and-Tan terrier kahverengi benekli siyah teriyer. black and white yazı 11. basılı şey 12. siyah beyaz resim. black art büyü. black belt judo'da en yüksek derece 13. (A.B.D.) siyahların beyazlardan daha çok olduğu bölge 14. (A.B.D.) toprağı siyah olan bölge. black body (fiz.) siyah cisim, hiç ışın yansıtmayan kuramsal cisim. black book kara listede olanların isimlerinin kayıtlı olduğu defter black box montajda bir tüm olarak takılan elektronik cihaz 15. içine bakılmadan kullanılacak cihaz. black coffee siyah kahve, alafranga kahve, sade ve sütsüz kahve. Black Death ondürdüncü yüzyılda Avrupa'yı kıran veba hastalığı. black diamond maden kömürü. black eye siyah göz 16. morarmış göz 17. kara leke. blackeyed Susan öküzgözüne benzer bir çeşit sarı papatya. black face (tiyatro) zenci rolüne girmiş beyaz adam 18. (matb.) siyah baskı. black flag siyah flama korsan flaması. Black Forest Kara Ormanlar (almanyada) black hole hapishane koğuşu, askeri ceza koduu black horehound kara yer pırasası, (bot.) Ballota nigra. black lead grafit. black letter bir çesit matbaa harfi, gotik harf. black magic büyü. Black Maria (k.dili) hapishane arabası 19. cenaze arabası. black mark kara leke. black market kara borsa. black mass şeytana ibadet ayini. black medic kelebek otu, kara yonca, (bot.) Medicago lupulina Black Muslim (A.B.D.)'de islâm din ve âdetlerini kabul eden bir zenci mezhebine bağlı kimse. black out (ask.) karartma 20. tiyatro v.b.'nde ışıkların sönmesi. black out karartma tatbikatı yapmak 21. geçici olarak şuurunu veya görme duyusunu kaybetmek. black pepper karabiber. black power zencilerin talep ettikleri toplumsal ve kanuni hakları temsil ve temin eden güç. black pudding kıyma, yulaf unu ve kan ile yapılan bir iskoç yemeği. Blaek Sea Karadeniz .black sheep bir ailede diğer fertlere benzemeyen ve hep güçlükler çıkaran kimse. Blaek Shirt Kara Gömlekli 22. Faşist bir kurulusun üyesi black tea siyah çay. blackthorn karaçalı, karadiken. black tie siyah papyon kravat 23. smokin. black walnut bir nevi siyah ceviz .black widow zehirli bir örümcek, (zool.) Latrodectus mactans in the black alacak bakıyesi olan. blackish siyahımsı. blackly .karanlık olarak. blackness siyah oluş 24. karanlık olma. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: earth (1) 1. dünya yeryüzü, arz 2. toprak, kara, zemin 3. bu dünya 4. dünya halkı 5. (kim.) nadir toprak alkali metallerinden her biri 6. elektrik akımının devresini tamamlayan toprak. earth flax asbest. earth movement (jeol.) Dünya kabuğunun hareketi. earth science dünyanın oluşumunu ve özelliklerini inceleyen çeşitli ilimler. come down to earth hayal kurmaktan vazgeçmek, gerçekçi olmak. run to earth yakalayıncaya kadar kovalamak 7. buluncaya kadar aramak. scum of the earth ayaktakımı .Why on earth? Ne halt etmeye...? Acaba neden...? From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: land 1. kara, arz 2. toprak, yer, arsa 3. memleket, diyar 4. (huk.) emlâk, arazi. land agent emlak simsarı, emlâk komisyoncusu. land bank emlak bankası. land breeze karadan esen rüzgâr. land crab kum yengeci. land force (ask.) kara kuvveti. land grant hükümet tarafından okul binası yapımı gibi işler için verilen toprak. land mass kıta, kıta gibi büyük kara parçası. land measure arazi ölçüleri sistemi. land mine kara mayını. land office tapu dairesi. land office business (A.B.D.), (k. dili) çok hızlı satış. land of milk and honey verimli memleket. land tax (İng.) arazi vergisi. in the land of the living sağ, hayatta. see how the land lies işlerin ne halde olduğuna bakmak, nabzını yoklamak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: tenebrous 1. karanlık, kara, koyu 2. kasvetli .tenebros'ity, tenebrousness karanlık, kasvet. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: terrafirma 1. kara, yeryüzünün kara (kıs.)mı, toprak.

Are you satisfied with the result?

You can...

  • Suggest your own translation to Longdo
  • Search other online dictionaries

    Discussions



  • Time: 6.0685 seconds ^

    Copyright (c) 2003-2009 Metamedia Technology, Longdo Dict is a service of Longdo.COM
    Disclaimer: Longdo provides neither warranty nor responsibility for any damages occured by the use of Longdo services. Longdo makes use of many freely available dictionaries (we are really grateful for this), please refer to their terms and licenses (see Longdo About page).