Longdo.COM:      Dict (พจนานุกรม)     Map (แผนที่ประเทศไทย)     Traffic (จราจร)     Mobile (มือถือ)     Law (กฎหมาย)     PopThai (ติดคำแปล)    
ลองดู: บริการค้นหาคำและร่วมสร้างเนื้อหาพจนานุกรมหลากภาษา-ไทย
Multiple Bilingual Dictionary Search and Compilation Service
English - Thai, Japanese - Thai, German - Thai, French - Thai Dictionary
View pages in Thai / View pages in English
 
 
ใส่คำที่ต้องการค้นหาหรือ URL สำหรับบริการ PopThai
[ตัวอย่างเช่น cat, cnn.com, slashdot.jp] ดูคำแนะนำ suggest
ขยายขนาดเพื่อใส่ข้อความหลายบรรทัด
เลือกบริการ:
 
เนื้อหา
  LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection.. LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection..
Search result for ged (59 entries) (3.3994 seconds)
ลองค้นหาคำในรูปแบบอื่นๆ เพื่อให้ได้ผลลัพธ์มากขึ้นหรือน้อยลง: -ged-, *ged*.

Result from Foreign Dictionaries (59 entries found)

From The Collaborative International Dictionary of English v.0.48 [gcide]: Ged \Ged\, Gedd \Gedd\, n. The European pike. [1913 Webster] From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: bag 1. (-ged, -ging) torba, çanta 2. kese, çuval 3. bir çanta muhtevası, çantanın içindekiler 4. inek memesi 5. (argo) bir paket esrar 6. torbaya veya çuvala koymak 7. torba gibi şişmek, torba gibi sarkmak 8. şişirmek, germek 9. yakalamak, avlamak. bag and baggage pılı pırtıyı toplayarak, butun eşya ile. hold the bag kabak başında patlamak 10. avucunu yalamak. in the bag ABD (argo) emin, garantili 11. (colloq.) çantada keklik. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: dog 1. (ged, ging) peşini bırakmamak, takip etmek (özellikle kötü bir niyetle) 2. tazı gibi av peşinden gitmek 3. kütükleri aletle tutup kaldırmak. dog one' steps birinin peşini bırakmamak, takip etmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: fag 1. (ged, ging), didinmek, çalışıp yorulmak, uğraşmak 2. çalıştırıp yormak 3. uşak gibi çalıştırmak. (özellikle ingiltere'de öğrenciler arasında) 4. (ing.) üst sınıftaki öğrenciye hizmet eden öğrenci 5. (A.B.D.), (argo) homoseksüel erkek. fag end kumaşın kötü dokunmuş başı veya sonu 6. halatın gevşek ucu 7. işe yaramayan artık şey. be fagged out bitkin bir halde olmak, bitap düşmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: drag 1. (ged, ging) sürüklemek, sürümek, çekmek 2. taramak, tesviye etmek (toprak) 3. (den.) suyun dibini çengel veya ağ ile taramak, yoklamak 4. taş yontmak 5. sürüklenmek, sürünmek 6. geride kalmak. drag an anchor (den.) demir taramak. drag in (konu ile ilgili olmayan bir sözu) lafın arasına sokmak, konuya dahil etmek. drag on sürmek, devam edip gitmek. drag one' feet (A.B.D) (k.dili) kasıtlı olarak yavaş hareket etmek veya çalışmak. drag out uzatmak, uzamak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: drug 1. (ged, ging) ilâç, ecza 2. esrar, uyuşturucu madde, narkotik ilâç 3. alışkanlık meydana getiren kimyasal madde 4. ilâçla uyuşturmak, ilâç vermek, zararlı ilâç vermek, yemek veya içki içine uyuşturucu veya zehirli ilâç katmak. drug addict uyuşturucu maddelere düşkün kimse, esrarkeş. drug habit uyuşturucu madde kullanma alışkanlığı. drug onthe market piyasada ihtiyaçtan fazla bulunan (mal.) drugstore eczane 5. (A.B.D) ilâç, yiyecek, içecek, kozmetik 'gibi maddelerin satıldığı mağaza. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: eloq 1. (-ged, -ging) tıkamak, tıkanmak 2. köstek vurmak 3. engel olmak, mani olmak 4. sıkmak 5. engellenmek, mani olunmak 6. pıhtılaşmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: (fig.) 1. (ged, ging) esvap, üstbaş, donatım 2. hal: (k.dili) donatmak, süslemek. in full (fig.) giyimli 3. tam teçhizatlı. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: flag 1. (ged, ging) büyük ve yassı kaldırım taşı 2. bu taşlarla döşemek. flagstone iri ve yassı kaldırım taşı. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: flag 1. (ged, ging) gevşemek 2. yorulmaya başlamak, kuvveti kesilmek, neşesi kaçmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: flag 1. (ged, ging) bayrak, sancak, bandıra, flama 2. köpek veya geyik kuyruğu 3. (müz.) çengel 4. bayrak çekmek, bayraklarla donatmak 5. bayrakla işaret vermek 6. bir şey sallayarak avını tuzağa düşürmek. flag down a train durması için trene bayrakla işaret vermek. flag captain amiral gemisi suvarisi. flag of truce mütareke flaması. flag officer (den.) sancak sahibi, amiral veya komodor. flagship amiral gemisi. flagstaff gönder, bayrak direği. flag station, flag stop yalnız işaret verildiği zaman trenlerin durduğu istasyon. dip the flag sancakla selâmlamak. hang the flag at half mast bayrağı yarıya indirmek. haul down the flag bayrak indirmek 7. teslim olmak. hoist a flag bayrak veya sancak çekmek. strike the flag teslim olmak üzere bayrağı aşağı indirmek. the white flag beyaz bayrak, mütareke flaması. wave a red flag kızdırmak, tahrik etmek (boğa güreşinde olduğu gibi) From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: flog 1. (ged, ging) dövmek dayak atmak kamçılamak. flogging dayak kötek, kamçı ile dövme. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: fog 1. (ged, ging) sis, duman 2. (foto.) donukluk 3. bunaklık 4. sisle kaplamak, karartmak 5. sisle dolmak, sis basmak: (foto.) belirsiz olmak, donuklaşmak 6. bunamak. fog bank (meteor) uzaktan özellikle denizde görülen sis, sis yığını. fogbound sis yüzünden beklemek mecburiyetinde olan. fogbow (meteor) bazen sisli havalarda görülen beyaz veya sarımtırak gökkuşağı. foghorn sis düdüğü. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: gag 1. (ged, ging) susturmak için ağlza sokulan tlkaç 2. t/b ağzı açık tutmak için agıza sokulan alet 3. söyletmemek 4. ağzım tlkamak 5. (haberin) yayılmasına engel olmak, susturmak 6. t/b alet ile ağzım açık tutmak 7. ögürmek gag rule mecliste konuşmay smırlandlran kural From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: humbug 1. (-ged, -ging) yalan, hile, dolap, (slang) martaval, dümen 2. yalancı kimse, hilekar kimse 3. aldatmak 4. hile yapmak, (slang) kazık atmak, madik atmak. humbuggery hilekârlık. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: hog 1. (ged, ging) (argo) açgözIülükle kapmak 2. domuz sırtı gibi kavisli yapmak 3. atın yelesini kırkmak 4. (den.) kamburlaşmak (gemi omurgası) From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: hug 1. (-ged, -ging) kucaklamak, sarılmak 2. bağrına basmak, sımsıkı tutmak 3. benimsemek, dört elle sarılmak (fikre) 4. sarılma, kucaklama. hug the land (den.) kara yakınından gitmek. hug the wind (den.) rüzgâra karşı gitmek 5. orsa gitmek. bear hug çok sıkı kucaklama (ayı gibi) From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: lag 1. (ged, ging) kazan veya kemeri kaplamak için kullanılan dar tahta 2. böyle parçalarla kaplamak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: lag 1. (ged, ging) (argo.) sürmek, sürgüne göndermek 2. hapishaneye atmak 3. mahkum, suçlu. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: lag 1. (ged, ging) geri kalmak, oyalanmak, yavaş yavaş yürümek 2. gerileme, geri kalma 3. ağır, geri. lag end geç kalan, son. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: jag 1. (ged, ging) viraj, keskin dönüş 2. diş, sivri uç 3. ok dikeni gibi herhangi bir şey 4. diş diş etmek, çentmek . From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: jog 1. (-ged, - ging) itmek, sarsmak, dürtmek 2. yavaş ve sakin gezinmek 3. bir tempoda ilerlemek 4. dürtme 5. at gibi yürüyerek gitme 6. (A.B.D.) duvar veya yolda girinti veya çıkıntı 7. keskin viraj. jog the memory bir olayı veya fikri hatırlatmak için ipucu vererek birinin zihnini canlandırmak. jog-trot harekette ağırlık, adi tırıs yürüyüş 8. ya- vaş koşmak. jogging ağır ağır ilerleme, idman için yavaş koşma 9. daha yoğun idman yapmaya başlamadan önce vücudu ısıtmak için yavaş yavaş koşma. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: jig 1. (-ged, -ging) cig dansı yapmak 2. iki yana sallanmak 3. ağırlıklı iğne ile balık tutmak 4. cig dansı yaptırmak 5. iki yana sallamak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: jitterbug 1. (-ged, - ging) (A.B.D.) caz müziği delisi 2. deli gibi caz dans yapmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: jug 1. (-ged, - ging) testi veya çömlek içine koymak 2. (argo) hapishaneye tıkmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: jug 1. (-ged, -ging) bülbül sesi 2. bülbül gibi şakımak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: leg 1. (-ged, -ging) (gen.) it ile, (k. dili) yürümek, koşmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: log 1. (-ged, -ging) ağaç kesmek, bir ormanın ağaçlarını kesmek. log'ger ağaç kesicisi. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: log 1. (-ged, - ging) seyir defterine kaydetmek 2. belirli bir mesafe katetmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: lug 1. (-ged, - ging) çekmek, sürüklemek 2. güçlükle taşımak 3. zorla sokmak (lüzumsuz söz veya hikaye) 4. ağır ağır hareket etmek, sürüklenmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: mug 1. (-ged, -ging) (A.B.D.) (emniyette) hüviyet fotoğrafını çekmek 2. saldırıp soymak 3. mimiklerle maymunluk yapmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: nag 1. (-ged, - ging) daima kusur bulmak, durmadan azarlamak, dırdır etmek, rahatsız etmek 2. dırdır eden kimse. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: prig 1. (-ged, -ging) (İng.), (argo) çalmak, aşırmak, yürütmek 2. hırsız. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: peg 1. (-ged, -ging) tahta çivi ile mıhlamak, yerine mıhlamak 2. çiviler çakarak yerini işaret etmek 3. alıp satmak suretiyle fiyatlarda istikrar sağlamak 4. (k. dili) atmak. peg away (at) istikrarlı bir, sekilde çalışmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: pettifog 1. (-ged, -ging) teferruata boğulmak 2. hukuki işlerde hile yapmak 3. ufak tefek hukuki işlere bakmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: pig 1. (-ged, - ging) domuz 2. domuz yavrusu 3. domuz eti 4. domuz gibi adam 5. (mad.) pik, pik demiri 6. (A.B.D.), (argo) polis memuru 7. (A.B.D.), ( argo) düşük kadın 8. yavrulamak (domuz) pig iron pik demiri. pig it domuz gibi yaşamak. pig Latin uydurma bir dil (birinci ses kelimenin sonuna getirilir ve ay ilâve edilir: igpay atinlay) buy a pig in a poke malı görmeden satın almak 9. körükörüne alışveriş etmek. guinea pig (bak.) guinea roast pig domuz kızartması. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: plug 1. (-ged, -ging) tıkamak, tıkaç ile kapamak 2. (argo) tabanca veya yumruk ile vurmak 3. (k. dili) dikkat ve sebatla çalışmak 4. durmadan reklamını yapmak. plug for (argo) için uğraşmak. plug in fişi prize sokmak 5. ilgilenmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: prog 1. (-ged, -ging) (leh.) aşırmak maksadıyle araştırmak 2. özellikle dilencilik veya hırsızlıkla ele geçen yiyecek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: pug 1. (-ged, -ging) tuğlacı çamuru 2. tuğla balçığını yoğurmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: rag 1. (-ged, -ging) (argo.) kızdırmak, takılmak 2. azarlamak, paylamak 3. (İng.) kaba şaka yapmak 4. yaygara etmek, şamata çıkarmak 5. gürültü, şamata 6. kaba şaka. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: rag 1. (-ged, -ging) (İng.) bir çeşit kefeki taşı 2. çatı kaplaması olarak kullanılan ince tabakalı bir çeşit siyah taş 3. çeşitli büyüklükte kırmak (maden filizi) 4. kabaca yontmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: shrug 1. (ged, ging) omuz silkmek 2. omuz silkme. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: sag 1. (-ged, -ging) eğilmek, bükülmek, çökmek, bel vermek 2. sarkmak 3. yavaş yavaş düşmek (kıymet) 4. (den.) rüzgâr altına sürüklenmek 5. çöküntü, eğilme, bel verme 6. sarkma. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: scrag 1. (-ged, -ging) çok zayıf ve kuru kemikli kimse 2. koyun etinin yavan gerdan tarafı 3. (argo) insan boynu 4. (k. dili) boğazını sıkmak 5. boğarak öldürmek 6. asarak öldürmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: slag 1. (-ged, -ging) cüruf, dışık, mucur 2. lavlarla karışık cüruf 3. cüruf haline gelmek. slaggy cüruflu. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: snag 1. (-ged, -ging) kırık dal 2. budak 3. uzun diş 4. kırık diş 5. su dibinde bulunan ve kayıklar için tehlikeli olan kök veya dal 6. gizli engel, mânia 7. geyik boynuzunun dalı 8. nehir dibindeki köklere çarpmak (gemi) 9. çengel ile kapmak, kancaya takıp yırtmak 10. nehir dibini kök veya dallardan temizlemek 11. (k. dili) engel olmak. snaggy budaklı, çıkıntılı. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: sprig 1. (-ged, -ging) ince dal, filiz 2. delikanlı, genç: başsız çivi: ince dallarla süslemek 3. budamak 4. içine başsız çivi çakarak sağlamlaştırmak. spriggy ince dallarla dolu. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: tog 1. (-ged, - ging) (k. dili) palto 2. (çoğ.) elbise 3. out (veya) up (ile) en iyi elbisesini giymek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: swig 1. (-ged, -ging) (k. dili) içmek, kafayı çekmek 2. bir yudumda dikmek 3. bir içim, yudum 4. içme, (slang) kafayı çekme. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: tag 1. (-ged, - ging) çocukların "elim sende" oyunu 2. bu oyunda birinin arkasından koşup dokunmak 3. seçmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: tag 1. (-ged, -ging) ufak sarkık uç 2. yafta, pusula, fiş, etiket: elbisenin yırtık parçası 3. piyes veya kitapta gereksiz ilâve 4. şeridi kuvvetlendirmek için ucuna takılan maden parçası 5. meşhur söz 6. köpeğe takılan künye 7. püskül, saçak 8. rozet 9. saç perçemi 10. artık 11. ceza kâğıdı 12. üzerine etiket iliştirmek 13. peşi sıra gitmek. tag after tag along peşini bırakmamak. tag day hayır işi için rozet takılan gün. tag end sarkık uç 14. bir şeyin son ve adi kısmı 15. artık. tag line şüpheli noktayı açığa kavuşturan veya dramatik etki yaratmak için yapılan açıklama 16. fazla tekrardan dolayı kişinin özelliği olan söz 17. slogan. rag tag, and bobtail ayak takımı. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: wag 1. (-ged, - ging) sallamak 2. çenesi ötmek 3. hareket etmek 4. (İng.), (argo) okuldan kaçmak 5. sallama. set tongues wagging dile düşürmek. The tail wags the dog dünya tersine dönüyor. the world wags on and we wag with it. Dünya ile birlikte yuvarlanıp gidiyoruz. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: trig 1. (-ged, -ging) şık, temiz giyimli 2. sağlam dayanıklı sıkı 3. güvenilir 4. canlı cıvıl cıvıl 5. out veya up (ile) şıklaştırmak 6. güzelleştirmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: trig 1. (-ged, -ging) takoz, köstek 2. altına takoz koyarak hareketine mâni olmak 3. frenlemek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: twig 1. (-ged, -ging) (İng.), (argo) anlamak, kavramak 2. incelemek, iyice bakmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: unrig 1. (-ged, - ging) (den.) donanım çıkarmak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: wig 1. (-ged, -ging) peruka, takma saç 2. ing., (k. dili) azarlamak, paylamak. wig out (A.B.D.), (argo) esrar etkisinde bulunmak 3. çok heyecanlı olmak. wig'ging ing., (k. dili) azar tekdir. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: wigwag 1. (-ged, -ging) işaretle (haber) vermek 2. işaret verme 3. işaretle verilen haber. From Danish-English Freedict dictionary [fd-dan-eng]: ged goat

Are you satisfied with the result?

You can...

  • Suggest your own translation to Longdo
  • Search other online dictionaries

    Discussions



  • Time: 3.3994 seconds ^

    Copyright (c) 2003-2009 Metamedia Technology, Longdo Dict is a service of Longdo.COM
    Disclaimer: Longdo provides neither warranty nor responsibility for any damages occured by the use of Longdo services. Longdo makes use of many freely available dictionaries (we are really grateful for this), please refer to their terms and licenses (see Longdo About page).