Longdo.COM:      Dict (พจนานุกรม)     Map (แผนที่ประเทศไทย)     Traffic (จราจร)     Mobile (มือถือ)     Law (กฎหมาย)     PopThai (ติดคำแปล)    
ลองดู: บริการค้นหาคำและร่วมสร้างเนื้อหาพจนานุกรมหลากภาษา-ไทย
Multiple Bilingual Dictionary Search and Compilation Service
English - Thai, Japanese - Thai, German - Thai, French - Thai Dictionary
View pages in Thai / View pages in English
 
 
ใส่คำที่ต้องการค้นหาหรือ URL สำหรับบริการ PopThai
[ตัวอย่างเช่น cat, cnn.com, slashdot.jp] ดูคำแนะนำ suggest
ขยายขนาดเพื่อใส่ข้อความหลายบรรทัด
เลือกบริการ:
 
เนื้อหา
  LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection.. LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection..
Search result for göre (5 entries) (6.068 seconds)
ลองค้นหาคำในรูปแบบอื่นๆ เพื่อให้ได้ผลลัพธ์มากขึ้นหรือน้อยลง: -göre-, *göre*.

Result from Foreign Dictionaries (5 entries found)

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: by 1. (edat) yanında, yakınında, nezdinde 2. yakınından, yanından 3. ile, vasıtasıyla 4. (-(den.), tarafından 5. kadar 6. göre 7. hakkında, hakkı için. by and by ileride, yavaş yavaş. by and large genellikle, genel olarak. by oneself yalnız, kendi kendine. by the way ha aklıma gelmişken day by day günden güne. six by nine altıya dokuz (ebadında) From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: considering 1. (edat) hasebiyle, göre, nazaran, göz önünde tutulursa. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: for 1. (edat) (bağlaç.) için, -e 2. uğruna 3. şerefine 4. -(den.) dolayı sebebi ile, cihetten 5. -e mukabil, karşı 6. uygun 7. yerine 8. hususunda, dair 9. göre 10. baglaç çünkü, zira. for all (I.) know bildiğime göre. for all that herşeye rağmen. forall the world ne pahasına olursa olsun, dünyada 11. tıpkı, aynen. for cash peşin para ile. for good bütün bütün, temelli olarak. for life hayat boyunca. for many miles around bütün civarda. for months aylardan beri 12. aylarca. for my part kendi hesabıma, bana kalırsa. for my sake hatırım için. for once bir kerecik, bir defacık. for reform yenilik taraftarı, devrimci. for sale satılık. for the life of me başım hakkı için, vallahi. for the second time ikinci defa olarak. as for me bana gelince. be tried for his life idam talebiyle yargılanmak. care for bakmak, meşgul olmak 13. sevmek 14. arzu etmek. For shame ! Ne ayıp! fit for nothing hiç bir işe yaramaz, beş para etmez. go for almaya gitmek 15. (k.dili) kabul etmek, istemek. go for a walk yürüyüşe çıkmak. Go for it! Saldır ! Davran! hard up for money para sıkıntısında. He was hanged for a pirate. Korsan diye asıldı. (I.) for one do not believe it. Kendi hesabıma ben inanmıyorum. If it weren't for you... Siz olmasaydınız... Is he the man for the job? O bu işin adamı mı? It is for you to make the move. Bu işe siz önayak olmalısınız. işe girişmek size düşer. It' time for school. Okul zamanı geldi. Iast for many hours saatlerce sürmek. He has left for India. Hindistan'a hareket etti. Iong for hasretini çekmek, özlemek, çok istemek, canı çekmek. mistaken for him ona benzetilmiş. not long for this world ölumü yakın, (colloq.) suyu kaynamış. notorious for -e adı çıkmış, ile meşhur. Now we are in for it. Çattık belâya ! Oh, for wings ! Keşke kanatlarım olsaydı! pay for ödemek. ready for dinner yemeğe hazır. shift for oneself kendini geçindinmek. So much for that. Bu hususta şimdilik bu kadar yeter. take him for a robber onu hırsız sanmak. Things look bad for you. işleriniz kötü görünüyor. a belt for ten liras on liralık kemer. time for work işe uygun zaman. use a book for a desk sıra yerine kitap kullanmak. too beautiful for words sözle tarif edilemeyecek kadar güzel. tooth for tooth dişe diş. tremble for üzerine titremek. walk for two miles iki mil yürümek. What for? Niçin? Neden? word for word harfiyen, kelimesi kelimesine. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: in 1. (edat.) içinde, içine, dahilinde, de, da 2. giymiş, süslenmiş, örtülü 3. (belirli bir renk, model veya kumaştan) yapılmış 4. düzenlenmiş 5. ile meşgul 6. amacıyle 7. vasıtasıyla 8. göre 9. bakımından 10. tesirinde 11. esnasında 12. (A.B.D.) zamam dolmadan önce 13. halinde, vaktinde, mevsiminde 14. üzere, ile, iken. in any case her halde, ne olursa olsun. in a crowd ka- labalık halde, küme halinde in fact gerçekte, aslında, hakikatte. in health sıhhatte. in honor of şerefine. in hot water sıcak suda 15. güçlük içinde, zor durumda. in itself haddi- zatında, bağımsız olarak. in my opinion benim fikrimce, bana kalırsa. in order that diye, ta ki. in reply to -e cevaben, cevap olarak. in sight görünürde. in so far as -e kadar. in that çünkü, cihetiyle, madem ki. in the dark karanlıkta, bilmeyerek, malumatı olmadan. in three months uç aya kadar, üç ay zarfında. believe in him ona güvenmek. blind in one eye bir gözü kör. seven in number sayıca yedi, yedi adet. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: upon 1. (edat) üstüne, üzerine, üstünde, üzerinde 2. -e, -de, ile 3. vukuunda, hususunda 4. şartıyle, göre 5. takdirde. tier upon tier tabaka tabaka, sıra sıra. upon my word vallahi, alimallah 6. Hay Allah !

Are you satisfied with the result?

You can...

  • Suggest your own translation to Longdo
  • Search other online dictionaries

    Discussions



  • Time: 6.068 seconds ^

    Copyright (c) 2003-2009 Metamedia Technology, Longdo Dict is a service of Longdo.COM
    Disclaimer: Longdo provides neither warranty nor responsibility for any damages occured by the use of Longdo services. Longdo makes use of many freely available dictionaries (we are really grateful for this), please refer to their terms and licenses (see Longdo About page).