Longdo.COM:      Dict (พจนานุกรม)     Map (แผนที่ประเทศไทย)     Traffic (จราจร)     Mobile (มือถือ)     Law (กฎหมาย)     PopThai (ติดคำแปล)    
ลองดู: บริการค้นหาคำและร่วมสร้างเนื้อหาพจนานุกรมหลากภาษา-ไทย
Multiple Bilingual Dictionary Search and Compilation Service
English - Thai, Japanese - Thai, German - Thai, French - Thai Dictionary
View pages in Thai / View pages in English
 
 
ใส่คำที่ต้องการค้นหาหรือ URL สำหรับบริการ PopThai
[ตัวอย่างเช่น cat, cnn.com, slashdot.jp] ดูคำแนะนำ suggest
ขยายขนาดเพื่อใส่ข้อความหลายบรรทัด
เลือกบริการ:
 
เนื้อหา
  LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection.. LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection..
Search result for dar (12 entries) (4.0484 seconds)
ลองค้นหาคำในรูปแบบอื่นๆ เพื่อให้ได้ผลลัพธ์มากขึ้นหรือน้อยลง: -dar-, *dar*.

Result from Foreign Dictionaries (12 entries found)

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: close 1. yakın birbirine yakın 2. kısımları birbirine yakın, sıkı 3. kapalı, kapatılmışı 4. dar, sıkışık 5. havasız 6. fikirlerini açıklamaktan kaçınan, sıkı ağızlı 7. gizli tutulan, saklı, mahrem 8. cimri, hasis 9. ((dilb.) ağzı kısarak söylenen (harf) 10. hemen hemen eşit olan. close call, close shave (ABD), (k.dili.) paçayı zor kurtarma. close contest, close game beraberliğe yakın oyun veya yarış. close haircut kısa saç tıraşı. close quarters sıkışık yer. close reasoning mantıklı açıklama. close resemblance yakın benzerlik. close to home yurek yakıcı tesiri olan. close to the wind (den) orsasına, rüzgâr yönüne doğru. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: close-fitting 1. dar. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: narrow 1. dar, ensiz 2. sınırlı 3. dar düşünceli, dar fikirli 4. darlık içinde 5. cüzi, az 6. sıkı, dikkatli 7. (İng.), (leh.) hasis, tamahkar, cimri 8. dar geçit, (çoğ.) dar boğaz 9. daraltmak, eninden almak 10. sınırlamak 11. kısmak 12. daralmak, çekmek, ensizleşmek. narrow circumstances fakirlik, parasızlık, darlık. nar row escape darı darına kurtulma, ucuz kurtulma. narrow gage (gauge) ray aralığı 141 cm. olan demiryolu 13. dekovil. by a narrow majority az bir çoğunlukla. the Narrows Çanakkale boğazının en dar kısmı. narrowly dar, güçbelâ, darı darına. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: short 1. kısa 2. kısa boylu 3. bodur 4. ters ve kısa (cevap) 5. eksik, nakıs, dar, ihtiyacı karşılamayan 6. satılırken elde bulunmayan (mal) 7. gevrek, çabuk kırılan 8. çok yağIı 9. birdenbire 10. elde bulunmayan malı satmak üzere 11. tersçe 12. eksik 13. kısa şey 14. eksiklik 15. uzun sözun kısası 16. (elek) kontak 17. kısa reklam ve miki filmi 18. (çoğ.) kırıntı, düşük kaliteli mal 19. (çoğ.) kısa pantolon, şort 20. (dilb.) kısa hece. short and sweet kısa ve yerinde. short circuit (elek) kısa devre 21. (tıb.) bağırsağın bir parçasını keserek kısaltma ameliyatı. short commons gıda eksikliği. short cut kestirme yol. short of -dan başka. short order çabuk ve kolay hazırlanabilen yemek. short sale (tic.) açıktan satış. short story kısa hikaye. short wave kısa dalga. at short notice hazırlanmak için az zaman bırakan (emir) be short of eksik olmak, yetersiz olmak, yetmemek az kalmak. come short eksik gelmek, yetişmemek 22. erişememek. cut short birden kesmek, kısa kesmek (söz veya yazı) fall short erişememek, ulaşamamak, yetmemek. for short kısaca. in short kısaca 23. muhtasar olarak 24. kısacası, velhasıl. in short order hemen, derhal. make short work of hakkından gelmek. run short malzemesi tükenmek 25. kâfi gelmemek, kıtlaşmak. the long and the short of it uzun sözün kısası, hulâsa. shortly yakında 26. kısaca 27. kabaca 28. terslikle. shortness kısalık 29. noksanlık, yetmeyiş. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: scant 1. az, kıt, dar 2. kifayetsiz, yetersiz 3. sınırlı, tahdit edilmiş 4. tahdit etmek, sınırlamak, kısmak. scant'ly yetersizce . scant'ness yetersizlik. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: scanty 1. çok az, kıt 2. dar, eksik 3. sınırlanmış. scantily kıt olarak, eksik olarak. scantiness anca yeterlik 4. kıtlık, eksiklik. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: stringent 1. zorlu, yeğin 2. zor şartlarda engellenmiş 3. sıkı, dar 4. paraselik çeken 5. ikna edici kandırıcı. stringency sıkılık 6. para darlığı. stringently para darlığıyla 7. sıkıca. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: tight 1. sıkı, gergin 2. akmaz, sızmaz, su geçmez 3. dar 4. sıkışık 5. (k. dili) eli sıkı, cimri 6. (k. dili) müşkül, zor 7. zorluk çeken 8. tıkanmış 9. ucu ucuna 10. sıkı gerilmiş (ip) 11. kesat 12. (argo) sarhoş 13. tedariki güç 14. (kıs.)altılmış (üslup) 15. sımsıkı. tightly sıkıca tightness sıkılık. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: attenuate 1. ince, zayıf, azalmış, dar. From Spanish-English Freedict dictionary [fd-spa-eng]: dar give From Portuguese-English Freedict dictionary [fd-por-eng]: dar give deliver; furnish; supply From Italian-English Freedict dictionary [fd-ita-eng]: dar thee and thou

Are you satisfied with the result?

You can...

  • Suggest your own translation to Longdo
  • Search other online dictionaries

    Discussions



  • Time: 4.0484 seconds ^

    Copyright (c) 2003-2009 Metamedia Technology, Longdo Dict is a service of Longdo.COM
    Disclaimer: Longdo provides neither warranty nor responsibility for any damages occured by the use of Longdo services. Longdo makes use of many freely available dictionaries (we are really grateful for this), please refer to their terms and licenses (see Longdo About page).