Longdo.COM:      Dict (พจนานุกรม)     Map (แผนที่ประเทศไทย)     Traffic (จราจร)     Mobile (มือถือ)     Law (กฎหมาย)     PopThai (ติดคำแปล)    
ลองดู: บริการค้นหาคำและร่วมสร้างเนื้อหาพจนานุกรมหลากภาษา-ไทย
Multiple Bilingual Dictionary Search and Compilation Service
English - Thai, Japanese - Thai, German - Thai, French - Thai Dictionary
View pages in Thai / View pages in English
 
 
ใส่คำที่ต้องการค้นหาหรือ URL สำหรับบริการ PopThai
[ตัวอย่างเช่น cat, cnn.com, slashdot.jp] ดูคำแนะนำ suggest
ขยายขนาดเพื่อใส่ข้อความหลายบรรทัด
เลือกบริการ:
 
เนื้อหา
  LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection.. LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection..
Search result for ana (17 entries) (6.0726 seconds)
ลองค้นหาคำในรูปแบบอื่นๆ เพื่อให้ได้ผลลัพธ์มากขึ้นหรือน้อยลง: -ana-, *ana*. Possible hiragana form: あな

Result from Foreign Dictionaries (17 entries found)

From The Collaborative International Dictionary of English v.0.48 [gcide]: Ana- \An"a-\ [Gr. 'ana` on; in comp., on, up, upwards.] A prefix in words from the Greek, denoting up, upward, throughout, backward, back, again, anew. [1913 Webster] From The Collaborative International Dictionary of English v.0.48 [gcide]: ana \a"na\ ([=a]"n[.a]), adv. [Gr. 'ana` (used distributively).] (Med.) Of each; an equal quantity; as, wine and honey, ana (or, contracted, aa) two ounces, [ounceap] ij., that is, of wine and honey, each, two ounces. --AS [1913 Webster] An apothecary with a . . . long bill of anas. --Dryden. [1913 Webster] From The Collaborative International Dictionary of English v.0.48 [gcide]: -ana \-a"na\ (-[=a]"n[.a]). [The neut. pl. ending of Latin adjectives in -anus.] A suffix to names of persons or places, used to denote a collection of notable sayings, literary gossip, anecdotes, etc. Thus, Scaligerana is a book containing the sayings of Scaliger, Johnsoniana of Johnson, etc. [1913 Webster] Note: Used also as a substantive; as, the French anas. It has been said that the table-talk of Selden is worth all the ana of the Continent. --Hallam. [1913 Webster] From WordNet (r) 3.0 (2006) [wn]: Ana n 1: mother of the ancient Irish gods; sometimes identified with Danu 2: a collection of anecdotes about a person or place From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: capital 1. başşehir, başkent 2. büyük harf, majüskül 3. (mal.) sermaye, anamal, kapital 4. sütun başı 5. sermayeye ait 6. belli başlı, baş, ana, önemli 7. mükemmel, kusursuz. make capital of kendi çıkarına kullanmak, istismar etmek. capital account sermaye hesabı. capital assets sabit sermaye. capital crime cezası ölüm olan suç. capital dividend sermaye karı. capital expenditure sabit sermayeye yapılan ilaveler. capital levy sermaye vergisi. capital punishment ölüm cezası. capital stock esas sermaye hisse senedi. working capital döner sermaye. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: cardinal 1. belli başlı, ana, önemli 2. parlak kırmızı 3. kardinal 4. parlak kırmızı renkli ve tepeli bir çeşit Amerikan ispinozu. cardinal numbers esas sayılar. cardinal point dört esas yönden her biri. Gardinalship kardinallik. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: broad 1. geniş enli 2. hudutsuz 3. belli, açık 4. belli başlı, ana, genel, umumi 5. kaba 6. serbest, liberal 7. açıklık 8. (argo) kadın 9. (argo) fahişe. Broad Church ingiliz kilisesinde serbest fikirli zümre. broad bean bakla. broad daylight güpegündüz. broad jump uzun atlama. broad seal devletin resmi mührü. broadly geniş olarak. broadness genişlik. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: central 1. merkezi, ortada olan 2. ana, belli başlı 3. (anat.) beyne ve belkemiğine ait 4. telefon santralı 5. santral memuru. central angle merkez açı. central bank merkez bankası. central heating kalorifer tesisatı. centrally merkezi olarak. Central African Republic Orta Afrika Cumhuriyeti. Central America Orta Amerika. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: chief 1. şef, amir, reis 2. (argo) patron 3. (hane.) armanın en üst kısmı 4. en yüksek rütbede olan 5. belli başlı, ana 6. başta olan. in chief baş, en yüksek mevki. chief justice başyargıç. chiefly başlıca, en çok. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: elemental 1. esasa ait, esas, ana, temel, başlıca 2. basit, ilkel 3. tabiat kuvvetleri ne ait 4. (kim.) bileşik olmayan 5. saf, halis. elementally esasa ait olarak 6. saf bir şekilde. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: key 1. anahtar, açar, açkı 2. kurgu 3. çözümyolu 4. cevap cetveli, şifre cetveli 5. yazı makinalarında tuş 6. maniple, telgraf maniplesi 7. (müz.) tuş 8. (müz.) anahtar, anahtar işareti 9. müzik aletlerinde tuş 10. ses perdesi 11. (mak.) kama, dil 12. (mim.) anahtar taşı 13. baş, ana, en önemli .key club (A.B.D.) üyelerinde anahtar bulunan gece kulübü. key position yetkili mevki. key ring anahtar halkası. key punch kompütörlerde kullamlan kart veya bantları delip bilgi aktaran klavyeli makina. key (sig.)nature (müz.) armatür. key word sözlük veya ansiklopedide sayfa başına gelen kelime. master key aynı cinsten birtaklm kilitleri açan anahtar. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: master 1. baş, ana, temel, esas, asıl. master builder mimar 2. yapı ustası, kalfa. master copy teksir kalıbı 3. mumlu kâğıt 4. ana metin. master key aynı cinsten bir takım kilitleri açan anahtar, ana anahtar. master plan ana plan. master stroke çok ustalıklı iş, maharetli iş 5. kesin başarı. master switch (elek.) ana anahtar. master touch usta eli 6. yerinde söz veya davranış. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: mother 1. anne, ana, valide 2. analık 3. baş rahibeye verilen unvan 4. annesi olmak, annelik etmek 5. evlât edinmek. mother country anayurt, anavatan, memleket.Mother' Day Anneler Günü. mother earth toprak ana 6. zemin, yer. mother lode (mad.) zengin maden daman, ana damar. mother love ana sevgisi. mother tongue anadili. mother wit sağduyu. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: primary 1. asıl, ana, asli, birinci, esasi 2. başlıca, ileri gelen 3. ilkel, ilksel, iptidat 4. birinci sırada olan şey 5. (A.B.D.) parti adaylarının seçimi. primary coil transformatörde ana sargı. primary school ilkokul. primar'ily evvela 6. aslında. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: principal 1. baş, ana, başlıca, büyük, asıl, en mühim 2. başkan, şef, patron 3. yönetici 4. müdür, okul müdürü 5. vekil tutan kimse, müvekkil 6. asıl mesul kimse 7. sermaye, anamal, ana akçe, ana para 8. düelloda karşılaşan taraflardan biri. principal parts (gram.) İngilizce fiillerin çekim şekilleri. principally genellikle 9. çoğunlukla, ekseriyetle. principalship müdürlük. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: staple 1. bir yerin ürettiği başlıca mahsul 2. esaslı yemek maddelerinden biri 3. hammadde 4. elyaf 5. unsur 6. içerik, muhteva 7. satış yeri 8. ambar 9. devamlı üretilen veya satılan 10. ana, esas 11. piyasayı tutmuş, yerleşmiş 12. (yün elyafı) uzunluğuna göre tasnif etmek stapler yün tasnifçisi 13. yün ve elyaf satıcısı. From Portuguese-English Freedict dictionary [fd-por-eng]: Ana Ann

Are you satisfied with the result?

You can...

  • Suggest your own translation to Longdo
  • Search other online dictionaries

    Discussions



  • Time: 6.0726 seconds ^

    Copyright (c) 2003-2009 Metamedia Technology, Longdo Dict is a service of Longdo.COM
    Disclaimer: Longdo provides neither warranty nor responsibility for any damages occured by the use of Longdo services. Longdo makes use of many freely available dictionaries (we are really grateful for this), please refer to their terms and licenses (see Longdo About page).