Longdo.COM:      Dict (พจนานุกรม)     Map (แผนที่ประเทศไทย)     Traffic (จราจร)     Mobile (มือถือ)     Law (กฎหมาย)     PopThai (ติดคำแปล)    
ลองดู: บริการค้นหาคำและร่วมสร้างเนื้อหาพจนานุกรมหลากภาษา-ไทย
Multiple Bilingual Dictionary Search and Compilation Service
English - Thai, Japanese - Thai, German - Thai, French - Thai Dictionary
View pages in Thai / View pages in English
 
 
ใส่คำที่ต้องการค้นหาหรือ URL สำหรับบริการ PopThai
[ตัวอย่างเช่น cat, cnn.com, slashdot.jp] ดูคำแนะนำ suggest
ขยายขนาดเพื่อใส่ข้อความหลายบรรทัด
เลือกบริการ:
 
เนื้อหา
  LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection.. LWordQuery::LWordQuery() error initialization database connection..
Search result for adi (47 entries) (4.4707 seconds)
ลองค้นหาคำในรูปแบบอื่นๆ เพื่อให้ได้ผลลัพธ์มากขึ้นหรือน้อยลง: -adi-, *adi*. Possible hiragana form: あぢ

Result from Foreign Dictionaries (47 entries found)

From V.E.R.A. -- Virtual Entity of Relevant Acronyms (June 2006) [vera]: ADI Autocad Device Interface (CAD, carCAD) From V.E.R.A. -- Virtual Entity of Relevant Acronyms (June 2006) [vera]: ADI AUTODIN-to-DISN Interface (AUTODIN, DISN, mil., USA) From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: banal 1. adi, bayağı 2. umumi (fikir, ifade) banality adilik. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: camp 1. bayağı veya gülünç hareketlerde bulunan kimse 2. adilik 3. bayağı eser 4. adi, gülünç, bayağı, kendini gülünç bir şekilde gösteren 5. dikkati çekmek için göz alıcı bir şekilde giyinmek ve davranmak 6. (argo) adileştirmek. campy yapmacık 7. adi. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: base 1. alçak, adi, rezil 2. korkak 3. değersiz 4. sahte, kalp. baseborn soylu aileden gelmeyen 5. nikahsız doğmuş, piç 6. alçak, zalim. basely alçakça. baseness alçaklık. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: corny 1. (argo) aşırı romantik, eskimiş, basmakalıp, klişe, adi, bayağı. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: coarse 1. adi, bayağı, kaba 2. kalın 3. terbiyesiz 4. hissiz 5. işlenmemiş.coarsely kabaca coarenes kabalık 6. terbiyesizlik. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: commonplace 1. adi, sıradan, bayağı 2. olağan 3. kişiliği olmayan 4. beylik laf, klişe, çok söylenmiş söz 5. çok görülmüş herhangi bir şey, basmakalıp iş. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: common 1. genel, yaygın, umumi, umuma ait 2. ortak, müşterek 3. evrensel 4. adi, bayağı, kaba 5. alışılmış, mutat. common carrier para ile yolcu veya yük taşıyan firma. common consent umumun rızası. common divisor (mat.) ortak tam bölen. common fraction (mat.) bayağı kesir. common gender (gram) hem (eril.) hem (dişil.) common good kamu yararı. common knowledge bilinen gerçek. common law orf ve âdete dayanan (huk.)uk .common-law marriage resmi nikâhsız beraber yaşama. common (man.) alelade bir kimse. Common Market Ortak Pazar. common multiple (mat.) ortak katsayı. common noun cins isim. common or garden variety bayağı, alelade cinsten, sıradan. Common Pleas medeni (huk.)uk davalarına bakan mahkeme. common room umuma mahsus salon. common scold şirret kadın. common sense sağduyu. common stock alelade hisse senetleri .common time (müz.) 4/4 lük ölçü. common touch sempatik olma kabiliyeti. the common run orta, vasat. commonly (çoğ.)unlukla, çok kere. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: crummy 1. (A.B.D), (argo) pis, köhne, bakımsız, adi, kötü, ikinci kalite 2. (ing), (argo) tombul, balık etinde. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: despicable 1. adi, alçak, değersiz, küçümsenen. despicably alçakça. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: hackneyed 1. adi, harcıa1em, günlük 2. dile düşmüş 3. basmakalıp 4. kaşarlanmış. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: hackney 1. binek veya koşum atı 2. kira arabası 3. (mec.), çok kullanılmış 4. adi, bayağı 5. (nad.) sokak arabası gibi daima ve her işe kullanmak 6. eskitmek, körletmek. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: inferior 1. aşağı 2. adi, bayağı 3. mevki veya rütbede aşağı 4. ikinci derecede, ehemmiyeti az 5. (astr.) güneş ve dünya arasında olan 6. ufkun altında olan 7. (bot.) başka organın altında yetişen, alt 8. (matb.) harflerin veya satırların altına dizilen 9. aşağı derecede olan kimse veya şey. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: menial 1. hizmetçiye ait, hizmetçilik kabilinden 2. köleye yakışır 3. süfli, bayağı, adi, asağılık 4. hizmetçi From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: low 1. alçak, yüksek olmayan 2. alçaktaki, aşağıdaki 3. ekvatora yakın 4. ufka yakın 5. alçak gönüllü, mütevazı 6. hakir 7. az 8. ucuz, adi 9. yavaş 10. (müz.) pes 11. kuvvetsiz, zayıf, baygın 12. sıkıntılı 13. alçak, rezil 14. geri, medeniyetsiz 15. kısa, bodur, boysuz 16. karamsar 17. üzgün 18. alçak mevkide veya mevkie 19. ucuz fiyatla 20. pes olarak 21. mütevazı tarzda. low camp bayağı. low comedy fars. Low Countries Hollanda, Belçika ve Lüksemburg. low frequency alçak frekans. low gear birinci vites. low life yoksulluk. Low Mass Katolik kilisesinde müziksiz ve basit ayin. low pressure alçak basınç. low profile dikkati çekme - me siyaseti. low relief hafif kabartma. low tide cezir, inik deniz. high and low havas ve avam, herkes. lay low yatırmak, yatağa düşürmek 22. yıkmak, mahvetmek. lie low saklanmak 23. niyetlerini gizlemek, susup beklemek. run low bitmek üzere olmak. search high and low her yerde aramak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: lowbrow 1. adi, tahsil görmemiş, kültürsüz, basit (kimse) From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: mean 1. adi, aşağı, değersiz 2. rezil, alçak, bayağı 3. cimri, pinti 4. kılıksız 5. yoksul 6. (k. dili) huysuz 7. (k. dili) utangaç 8. (A.B.D.), (k. dili) keyifsiz 9. (A.B.D.), (k. dili) kötü huylu, ahlâksız, tehlikeli 10. (A.B.D.), (k. dili) zor, güç 11. (A.B.D.), (argo) şahane, nefis. no mean city çok iyi şehir. meanly alçakçasına. meanness adilik 12. cimrilik. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: onehorse 1. tek atlı 2. ikinci derecede, adi. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: ordinary 1. adi, alışılmış, alelade, bayağı, usule göre 2. (huk.) doğal, tabii (hak) 3. alışılmış şey 4. Katolik kilisesinde ayinin değişmez kısmı. ordinarily genellikle, (çoğ.)unlukla. ordinariness bayağılık. out of the ordinary adi olmayan, olağan dışı. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: ornery 1. (A.B.D.), (leh.) huysuz 2. inatçı 3. alçak, aşağılık 4. adi, bayağı. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: petty 1. önemsiz, ehemmiyetsiz, adi, olağan, ufak tefek 2. ikinci derecedeki 3. pireyi deve yapan. petty cash küçük kasa 4. ufak kasa defteri. petty jury (bak.) petit jury. petty larceny çok değerli olmayan bir şey çalma. petty officer (den.) assubay, erbaş. pettily önemsiz olarak 5. habbeyi kubbe yaparak. pettiness küçük şeylerle uğraşma 6. aşağılık. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: pinchbeck 1. altın taklidi olarak kullanılan bakır ve çinko alaşımı 2. taklit şey 3. taklit, adi. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: plebeian 1. adi, bayağı, avama ait 2. pleplere ait 3. aşağı tabakadan adam. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: poor 1. fakir, yoksul, muhtaç 2. zayıf 3. kıt, az 4. kuru, kuvvetsiz 5. sıhhati bozuk 6. zavallı, biçare 7. fena, adi, bayağı 8. rahatsız (gece) 9. the ile fakir fukara. poor box sadaka kutusu. poor farm fakirlere iş bulunan ve bakılan kurum. Poor fellow! Vah zavallı! Vah biçare! poor house seyircisi az .poor laws fakirleri koruma kanunları. poor rate (İng.) halktan toplanan fakirlere yardım vergisi. poor white asağ. aşağı tabakadan beyaz bir kimse. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: profane 1. bulaştırmak, pisletmek, kirletmek 2. hürmetsizce kullanmak: kötüye kullanmak, suiistimal etmek 3. kâfir, zındık 4. adi, bayağı 5. mukaddes olmayan, cismani, dini işlerden ayrı olan 6. küfür kabilinden. profanely hürmetsizce. profaneness kutsal olmayan şey 7. küfür. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: prosaic,ical 1. sıkıcı 2. adi, bayağı 3. şiir güzelliğinden mahrum, şairane olmayan 4. nesir kurallarına uygun, düzyazı kabilinden. prosaically sönük bir şekilde, alelade olarak. prosaicness adilik 5. düzyazı kurallarına uygunluk. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: shoddy 1. kumaş tiftiği, paçavralardan yapılmıs yün 2. kibarlık taslayan kimse 3. görünüşte iyi olan kalitesiz şey, taklit 4. bayağılık, pespayelik 5. çerçöp, artık, süprüntü 6. (eski) yünden yapılmış 7. taklit, adi, bayağı. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: simple 1. basit, bileşik olmayan 2. sade, süssüz 3. (bot.) yalın (yaprak) 4. (zool.) münferit, tek 5. adi, bayağı 6. kolay 7. saf, halis 8. tabii, suni olmayan, yapmacıksız 9. budala, alık, ahmak 10. ahmakça 11. önemsiz, ehemmiyetsiz 12. kolay anlaşılır 13. ancak yeterli 14. basit şey 15. ilâç yapılan ot 16. budala kimse. simple fraction bayağı kesir. simple fracture basit kırık. simple hearted saf yürekli, temiz kalpli. simple interest basit faiz. simple machine basit makina. simpleminded cahil 17. basit 18. kendi halinde 19. akıl noksan 20. aptal. Simple Simon saf ve aptal kimse. simpleness sadelik, basitlik 21. saflık, bönlük. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: scoundrel 1. alçak, adi ve habis kimse, hain kimse, vulg. dürzü 2. alçak, adi. seoundrelly alçak, adi. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: scurvy 1. adi, alçak, iğrenç 2. (tıb.) iskorbüt illeti. scurviness adilik, alçaklık. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: shake 1. sarsıntı, sarsma 2. titreme, ihtizaz 3. sallanış 4. silkiş 5. sesin titremesi 6. kerestenin yarık veya çatlağı 7. yersarsıntısı, zelzele. get a fair shake (A.B.D.), (argo.) hakkı tanınmak. milk shake çikolata veya şurupla çalkalanmış süt veya dondurma. no great shakes (k. dili) fevkalade olmayan, adi, sıradan. the shakes (k. dili) sıtma nöbeti. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: sleazy 1. gevşek, dayanıksız 2. adi 3. bakımsız. sleaziness gevşeklik, dayanıksızlık From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: small 1. ufak, ufacık, küçük, mini mini 2. önemsiz 3. ahlakça zayıf olan, alçak, soysuz 4. ince, hafif 5. kuvvetsiz 6. adi 7. az, cuzi 8. ufak şey 9. az miktar 10. bir şeyin ince yeri 11. hafif hafif, yavaşça 12. önemsizce. small arms tabanca gibi ufak silahlar, el silahları. small beer hafif bira 13. (İng.) ehemmiyetsiz iş veya kimse. small change bozuk para. small craft küçük gemiler. small fry ufak balıklar 14. önemsiz kimse veya şeyler 15. küçük çocuklar. small hours gece yarısından sonraki saatler. small letter küçük harf. small of the back sırtın en dar (kıs.)mı. small potatoes (A.B.D.), (argo) önemsiz kimse veya şey. small talk önemsiz sohbet. small time (A.B.D.), (argo) önemsiz, ikinci derecede. feel small mahcup olmak. in a small way gösterişsiz şekilde 16. azıcık. in small numbers azar azar. smallish ufakça. smallness ufaklık. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: stale 1. bayat, durmuş, eski 2. adi 3. yıpranmış, bitkin (fazla spor yapanlar için kullanılır) 4. bayatlatmak, tazeliğini gidermek 5. bayağılaştırmak. staleness bayatlık. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: stodgy 1. ağır, sönük, cansız, adi 2. tok 3. fazla dolu 4. hazmı güç 5. kısa, bodur. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: third 1. üçüncü 2. üçte bir 3. (müz.) üçlü 4. (çoğ.), (huk.) dul kadına kocasından kalan üçte bir miras, (mak.) üçüncü vites 5. üçüncü olarak. third class üçüncü sınıf 6. üçüncü mevki 7. adi, aşağılık. third class mail (A.B.D.) postada açık gönderilen matbua. third degree (k. dili) karakolda sorgu sırasında yapılan işkence. third party (huk.) üçüncü şahıs. third person (gram.) üçüncü şahıs. third'ly üçüncü olarak. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: threadbare 1. havı dökülmüş, yıpranmış, pek eski 2. adi. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: waisthigh 1. bele kadar çıkan, yarı beline kadar 2. adi, bayağı. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: vulgate 1. adi 2. günlük konuşma. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: vulgar 1. kaba, terbiyesiz 2. aşağılık 3. bayağı, umumi, adi, umuma mahsus 4. pespaye 5. halka ait (dil) vulgar fraction bayağı kesir. vulgar superstitions halka mahsus batıl itikatlar. the vulgar herd halk sürüsü avam 6. ayak takımı. vulgarly kabaca, terbiyesizce. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: trashy 1. süprüntü gibi, adi, değersiz. trashiness çerçöp. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: trite 1. herkesçe bilinen, basmakalıp, malum 2. adi 3. bayatlamış, eskimiş. trite'ly adi bir şekilde. triteness adilik. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: twopenny 1. (İng.) iki peni kıymetinde, adi, değersiz. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: unexceptional 1. adi, bayağı 2. istisna kabul etmez . From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: wicked 1. günahkâr, kötücül, habis 2. kötü, hayırsız 3. adi, bayağı, aşağılık 4. tehlikeli, fena 5. şeytansı 6. (k. dili) çok ustalıklı 7. "the" ile kötü kişiler. wickedly günahkarca. wickedness günahkârlık. From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]: workaday 1. adi, alelade, sıradan, bayağı, günlük.

Are you satisfied with the result?

You can...

  • Suggest your own translation to Longdo
  • Search other online dictionaries

    Discussions



  • Time: 4.4707 seconds ^

    Copyright (c) 2003-2009 Metamedia Technology, Longdo Dict is a service of Longdo.COM
    Disclaimer: Longdo provides neither warranty nor responsibility for any damages occured by the use of Longdo services. Longdo makes use of many freely available dictionaries (we are really grateful for this), please refer to their terms and licenses (see Longdo About page).